
Edremitli Hacı Arif Çağan
1922’de Balıkesir’in Edremit kazasında doğan, Arif Çağan’ın dedesi Nasuh Efendi, Medrese eğitimi görmüş âlim bir zattır ve aslen Usturumcalıdır. Anne tarafından dedesi ise Bulgarlar tarafından

1922’de Balıkesir’in Edremit kazasında doğan, Arif Çağan’ın dedesi Nasuh Efendi, Medrese eğitimi görmüş âlim bir zattır ve aslen Usturumcalıdır. Anne tarafından dedesi ise Bulgarlar tarafından

Mehmet Özyurt, 1945’te Antakya’da dünyaya gelir. Geçimini kömür satarak sağlayan bir ailenin çocuğudur. Çocukluğundan itibaren mütevazı ve faziletli bir çevrede yetişir. Henüz altı yaşındayken, Kur’ân’a

1914 yılında Antalya’nın Akseki kazasına bağlı Sarıhacılar köyünde doğan Ali Rıza Güven, aynı sene I. Dünya Savaşının başlamasıyla askere giden babasından henüz altı aylıkken ayrılır

Zübeyir Gündüzalp ağabeyimiz 1920 yılında, Konya Ermenek’te doğmuştur. Anne ve baba tarafından Kafkas kökenlidir. Annesinin ismi Seyyide, babasının ise Mehmet’tir. Kur’an-ı Kerim ve İslamî bilgileri,

İbrahim Hulusi Yahyagil ağabeyimiz, 1896 yılının Ramazan ayının birinci gününde, Elazığ’ın Kesrik köyünde dünyaya gelmiştir. Babası Mehmed Hüsrev Yahyazade, Elazığ eşrafından alaylı bir zabittir. Annesi

İçinde yaşadığımız 2019 Haziran ayı, R. Garaudy’nin (1913-2012) vefatının yedinci yıl dönümü. O, II. Dünya Savaşı yıllarından itibaren Fransa’nın, 60’lı yılların başından beri dünya

Üstad Bediüzzaman Hazretlerinin has talebelerinden Zübeyir, Sungur, Bayram, Hulusi ve Mehmed Feyzi ağabeyler gibi Tahiri Mutlu ağabeyimiz de seyyidlerdendir. Soyu Mevlana Celaleddin Rumî Hazretlerine dayanır.

1 Mart 1924’te Beşiktaş’ta doğan Yaşar Hocamız, 30 Nisan 2006’da İstanbul Sema Hastanesinde ruhunun ufkuna yürümüştür. Babası, Sultan Abdülhamid döneminde sarayda kitabet kalemindeydi. Dayılarının da

Hacı Kemal ağabeyimiz 22 Nisan 1926’da, Havza’da dünyaya gelmiştir. Babası Hilmi Bey, Jandarma Subayıdır. Osmanlı Subayı olarak Beyrut’ta görevdeyken asil bir ailenin kızı olan Suphiye

Ahmed Bedevî, 1200 (Hicrî 596) senesinde Fas’ta dünyaya gelmiştir.[1]Kendisi miladî 692 senesinde, Haccac devrinde, Arabistan’daki karışıklıklara dayanamayıp Hicaz’dan Fas’a hicret eden bir aileye mensuptur.[2]Annesi doğumundan

Hüsrev Altınbaşak, Zübeyir Gündüzalp, Mehmet Feyzi ve Bayram Yüksel ağabeyler gibi, Mustafa Sungur ağabeyimiz de seyyiddir yani evlad-ı Resuldendir. Kendisi 29 Eylül 1929 tarihinde, Safranbolu’nun

“Enstitüye gitmek için evimden çıktım. Baktım elden gazete satan bir çocuk bağırıyor: ‘Yazıyor! Yazıyor! 147 profesörün üniversiteden çıkarıldığını yazıyor!’ Gazeteyi aldım elime. Baktım benim de