
Ezan Özlemi
Şafak vakti gökleri sararken saba bir ses Uyanırdı varlıklar, kalbler coşup taşardı. Âb-ı hayat ufkunda dipdiriydi her nefes Mescitler tıklım tıklım, saflar bini aşardı; Şafak

Şafak vakti gökleri sararken saba bir ses Uyanırdı varlıklar, kalbler coşup taşardı. Âb-ı hayat ufkunda dipdiriydi her nefes Mescitler tıklım tıklım, saflar bini aşardı; Şafak

Kullara sürûrdur keremin Vâbestedir zamana hikmetin İksir olur gönüllere marifetin İntizar edilir nihayetsiz rahmetin Her gün ayrı bir acı, unuttuk hazzı Yüreğimizde burkuntu, sinemizde sızı

Kayboldun gözden sisli bir havada çekerken kürekleri. Bilmesin nesiller nehirlere köprü olmuş bedenleri. Gündüz güneş, gece ay seyretti kavuşmayan yürekleri. Koparıldı bedenden bir uzuv gibi

Sabır ilmeğiyle örülmüş bahar, Seni hangi kahır hazan yok etti? Dedik; umut ile vuslata kaç var? Seni hangi hicran, hizlân yok etti? Çiçekler örmüştük tam

Affeder misiniz bizi masum bebekler? El bebek gül bebek büyüterek uçurmaktı dilekler. Yıllar var ki dört duvar arasında aç bîilaç, kimsesiz. Öksüz ve yetim kaldınız

Bir destan yazılmalı asrın felaketine Duygular cem olmalı dehrin helaketine Sanki bir kâbus çöktü ülke saadetine Milletim kan ağlıyor yediden yetmişine Bir değil iki deprem

Vicdanları dupduru, meşale ellerinde Yürüdüler yolları usanmadan, bıkmadan Sıra sıra buzullar, bozkırlar önlerinde Kadın erkek gittiler korkuya kapılmadan Yeni bir destan için ilk adımı attılar