
Pir-i Mugan
“Bismillah” diyerek başladın insanlık için büyük bir hayra. Dert edinip kim senin gibi her kulun imanını kayıra. Ah, yazdığı risalelerin talebesi olan Üstadımız! Nurların elmas

“Bismillah” diyerek başladın insanlık için büyük bir hayra. Dert edinip kim senin gibi her kulun imanını kayıra. Ah, yazdığı risalelerin talebesi olan Üstadımız! Nurların elmas

Kalbim kırık insan kardeşlerime Ne hâlden anlar ne hatır bilirler Kalem kırık iman kardeşlerime Zulümden ne ürker ne irkilirler Gözyaşına kana bigâne kalıp Yiyip içerek

Şafak vakti gökleri sararken saba bir ses Uyanırdı varlıklar, kalbler coşup taşardı. Âb-ı hayat ufkunda dipdiriydi her nefes Mescitler tıklım tıklım, saflar bini aşardı; Şafak

Kullara sürûrdur keremin Vâbestedir zamana hikmetin İksir olur gönüllere marifetin İntizar edilir nihayetsiz rahmetin Her gün ayrı bir acı, unuttuk hazzı Yüreğimizde burkuntu, sinemizde sızı

Kayboldun gözden sisli bir havada çekerken kürekleri. Bilmesin nesiller nehirlere köprü olmuş bedenleri. Gündüz güneş, gece ay seyretti kavuşmayan yürekleri. Koparıldı bedenden bir uzuv gibi

Sabır ilmeğiyle örülmüş bahar, Seni hangi kahır hazan yok etti? Dedik; umut ile vuslata kaç var? Seni hangi hicran, hizlân yok etti? Çiçekler örmüştük tam

Affeder misiniz bizi masum bebekler? El bebek gül bebek büyüterek uçurmaktı dilekler. Yıllar var ki dört duvar arasında aç bîilaç, kimsesiz. Öksüz ve yetim kaldınız