
Başyazı – Varlığın Mânâ Buudu –
Varlığın mânâ buudu, ona açık olanlar için kat’iyen bir vehim, bir hayal, bir kuruntu, bir hezeyan değil; o bir vak’a ve bir iç sistemdir. Varlığımızın,

Varlığın mânâ buudu, ona açık olanlar için kat’iyen bir vehim, bir hayal, bir kuruntu, bir hezeyan değil; o bir vak’a ve bir iç sistemdir. Varlığımızın,

“Bir bahar mevsiminde, garibâne, mütefekkirâne, seyahate gidiyordum. Bir tepeciğin eteğinden geçerken parlak bir sarı çiçek nazarıma ilişti. Eskiden vatanımda ve sâir memleketlerde gördüğüm o cins

“İlim sahibi, cesurca inandıklarını ifade etmekten çekinmiyorsa, işte o gerçek entelektüeldir”[1] (M. Fethullah Gülen). Tarih boyunca birçok ilim insanı hakikati dile getirme cesaretleri nedeniyle çeşitli

Bir savunma metni, bir edebiyat eseri, bir tarih belgesi…İnsan, soyut olanı kavramak için dile sığınır. Çünkü dil, yalnızca bilgi aktaran bir araç değil, hakikati insan

“Ey kardeş! Benden birkaç nasihat istedin. Sen bir asker olduğun için, askerlik temsilâtıyla, sekiz hikâyeciklerle birkaç hakikati nefsimle beraber dinle. Çünkü ben nefsimi herkesten ziyâde

İnsan, dünyaya gözünü açtığı andan itibaren etrafında olup biteni anlamaya çalışan ve yeni şeyler keşfetmeye meraklı bir varlıktır. Misafir edildiği bu sırlı kâinattaki yolculuğu, bazen

Bir şeyi temâşâ etme ve gözleme mânâlarına gelen müşâhede; ef’âlde esmâyı, esmâda “Müsemmâ-yı Akdes”i basiretle rü’yete denir. Diğer bir yaklaşımla, müşâhede, kurb erlerinin, “min verâi

İnsan sûresinde, Cennet ehlinin nâil olacağı nimetler nazara verilirken iki âyette onlara sunulacak kadehlerdeki içeceklerden bahsedilmektedir. Rabbimiz bize sıradan bir içecek tarif etmez; âdeta bir

Hiç durulmayan bir hayatın içinde yer alıyoruz. En sakin anımız uyuduğumuz vakit olsa da uykuya dalmadan önceki son dakikalarda bile zihnimizden geçen senaryoları tekrar tekrar

Bir zamanlar mektup yazma alışkanlığım vardı. Aslında bu alışkanlık 90’lı yıllara kadar; birbirinden uzak aile fertleri, aşıklar, askerler, gurbete çıkanlar hatta mahkumlar arasında bir hayli

“Vernalizasyon”, Latince “ver” (bahar) kökünden türeyen vernalis yani “bahara ait, ilkbaharlık” kelimesinden gelir ve yalnızca bir mevsimi değil, bir hâli anlatır: Yenilenmeyi, uyanışı, dirilişi… Bahar,

– Bu şiir;Kalabalıkların arasında kaybolmayanlaraThis content is restricted. Please subscribe or log in to access full content.Tüm içeriği görmek için lütfen giriş yapınız ya da