Dünya Telaşına Direnen Sevda

– Bu şiir;

Kalabalıkların arasında kaybolmayanlara
Karanlığın içinden geçip aydınlığa ulaşanlara
Bir tek O Nur’a tutunup
geri kalan her şeyi geride bırakabilenlere… –

Dünya yaldızlıydı.
Tüm cazibesiyle çağırdı beni.
Kapılmadım;
Nefsin ince çelmesine,
İğvânın sessiz tuzağına.
Ben Senin çağrına icabet ettim.

Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben.
Çünkü Sen;
Âlemlere rahmet olarak gönderilen,
En güzel sözün en güzel yankısısın ezelden.

Gölgeleri uzun bir çağdan geçiyorum;
Şehirler nefesini tutmuş,
İnsanlar kendi kalplerine bile yetişemiyor.
Sokaklar gürültü, kalpler telaş içinde,
Takvimler ürkek, yollar panikte.

Ben Sana yaslandım;
Sen’de tamamlandım.
Dünya hızla akarken yanımdan;
Sesin durdurdu beni,
asırlar ötesinden gelen o rahmet soluğun.
Kalabalıkların uğultusu çekildi içimden,
Gökyüzü bir anda sustu;
Zaman bile benimle yürümeye başladı.
Bir tek nefesin topladı
parça parça ruhumu.

Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben;
Çünkü Sen,
Kalbimin acele etmediği tek yer,
Zamanın yorulamadığı tek liman,
Gözlerimin huzura kavuştuğu tek cümlesin.

Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben;
Kaosun kalbinde açan bir “sessizlik çiçeği”
Gürültünün göbeğinde duran bir “sükûnet gülü”,
Şu yorgun dünyada
“Hiç yor/ul/mayan tek hakikat”sin.

Dünya dönsün, gölgeler geçsin,
Rüzgâr dağıtsın ne varsa.
Ben yine aynı yerde dururum;
Sana akan bir yolun sonunda,
Sana bakan bir kalbin içinde,
Adın anıldığında susan
derin bir sessizliğin ortasında,
Nâmınla tamam olan bir ömrün ucunda.

Her şey akıyor;
Zaman, insan, hadiseler…
Yollar yön değiştiriyor,
Maskeler düşüyor,
İnsanlar düşüp kalkıyor…
Bense hep aynı tarafa bakıyorum;
Seni tanımak ve tanıtmak için
düşe kalka Sana akıyorum.

Sen;
Zamanın ayarını düzelten bir rahmet nabzı,
Kalabalıkları yaran
ışıklı bir merhamet izi,
Karanlığın göğsüne çakılmış
Korkusuz bir güneşsin.

Seni hiçbir dünya telaşına değişmedim ben;
Çünkü Sen,
Âlemlere rahmet olarak gönderilen
En güzel sığınaksın.
Sen olmasaydın,
Kalp ibrem kıbleyi gösteremezdi.

Ey yolların ayrımındaki Zât…
Dilimde eksik duâlar,
Hataya batmış biçare bu kul;
Kapında durur yüzü kara, özü kırık…
Seni hiçbir dünya telaşına değişemem ben.

Bu yazıyı paylaş