
İçten Çürümüş Başaklar
Rençberlik çetin bir uğraştır. Ekin ekilecek yerin gübresi, sürümü, tırmığı, biçimi, sulanması derken işin ardı arkası kesilmez. Bir de üstüne binbir çeşit marazla mücadele edilmesi

Rençberlik çetin bir uğraştır. Ekin ekilecek yerin gübresi, sürümü, tırmığı, biçimi, sulanması derken işin ardı arkası kesilmez. Bir de üstüne binbir çeşit marazla mücadele edilmesi

Matematik derslerinde öğrendiğimiz en temel kurallardan birisi: 1, 10’dan küçüktür; 10 da 100’den. Bu, kâğıt üzerinde asla değişmeyen, evrensel bir gerçektir. Ancak hayat, bu basit

Bir yolculuktur rahle…Alır, götürür bizi başka başka âlemlere.This content is restricted. Please subscribe or log in to access full content.Tüm içeriği görmek için lütfen giriş

Saf, berrak, dupduru ve tertemiz olmaktır, onun tanımı. Sıdkla beraber madalyonun iki yüzü gibidirler. Sadakat, doğruluk ve dürüstlük de denilir aynı zamanda ona. Hele içtenlik,

O bir senfoni ise dinlemek haz verebilir. Bir türkü ise hissedilen ağırlığı hafifletebilir. Ama öyle olmuyor. Anlık savrulmalar yaşıyor insan. Bir gönül değmeyince sözlerine, bir

14 asır önce, ilk olarak O (sallallâhu aleyhi ve sellem) çıktı yola; yetim, öksüz ve bir avuç kendine inanan insanla, Ondan yedi asır sonra,

Bir estağfirullah ile başlar yolculuk; Ellerin titrediği yerde gönlün yeminidir estağfirullah. Hak boyası ile boyanmak, gözlerdeki perdeleri aralamaktır. Barışın göklerinde gönlünce uçmaktır estağfirullah. Hatalara bulaşmaktan

Kaybedilirse, farkına varılırsa ve kıymetli ise o aranabilir. Ya bu kaybedilen şey ümit ise? Nasıl farkına varılır ve nasıl aranır? Zâhiren bilinen kıssalar, tekrar okunduğunda

Tarih boyunca nice düşünürler, nice bilginler ve ilim insanları gerçeğin izini sürmüş, insanları aydınlatmaya çalışmış, ama ışığa düşman olanların baskı ve zulümlerinden az ya da

Apokaliptik çağın, insanın hayatına dört koldan hücum eden görüntüleri arasında bir yön bulma arzusu, yer yer içimi gıdıklıyor. Zihnimin duvarları, nazarımı kendimce etrafıma çevirdiğim vakit,

Kitaplara yaşandığı için yazılan öyküler olduğu kadar, yaşarken suya okunan derviş hikayeleri var. Mürekkep kitabın sayfalarına dağılmış, isimler birbirine karışmış… İç içe geçmiş denizdeki yosun

Totaliter rejimin mecburi dinlenmeye aldığı veya “nadas zamanı” dediği bir siyasetçiye ait mesaj paylaşımına rastladım sosyal medyada gezinirken. “66 gündür ilk kez gökyüzünü tel örgüsüz