Mızrap

Asrın getirdiği tereddütlerin, gençliğin zihnini dalga dalga bulandırdığı yıllardı. Çoğunluğu itibarıyla ebeveynler çocuklarında oluşan tereddütleri cevaplamakta güçlük çekiyor, eğitim kurumları ise bu konularda yetersiz kalıyordu. Temelde birbirlerinden çok da farklı olmayan siyasî görüşlerden dolayı kavga eden halk, tefrika illetinin pençesinde çırpınıyordu. Kimileri çözümü sokakta ararken kimisi de sessizce duaya durmuş, toplumun huzurunu sağlayacak bir iksir bekliyordu.

Toplumda yaşanan kargaşa ve huzursuzlukları kendine dert edinmiş Kırık Mızrap sahibi, gönül iniltilerini mızrabına taşırken sinesini tüm insanlığı kucaklayan bir sevgi ile açmış, cami penceresinden ibaret küçük yuvasında yeni bir dünyanın imar planını hazırlıyordu. Yunus’un dolabı gibi dertli idi mızrap; altüst olan değerler, sahipsiz kalan mukaddesat karşısında dayanamamıştı, kırıktı…

This content is restricted. Please subscribe or log in to access full content.

Tüm içeriği görmek için lütfen giriş yapınız ya da abone olunuz.

Abone Ol

Bu yazıyı paylaş