Gençlerin Duası ve Açık Ufuklar

Saray ve saltanat ortamı da olsa yanlış uygulamalar, dayatmalar; düşünen, inanan, şirke meyletmeyen genç yeteneklerin büyük tepkisi ile karşılaşabilir. Geçmişte Kehf Ashabının yaşadıkları olay, bunun en açık misallerindendir. Onların, sahip oldukları her türlü dünyevî imkânı terk edip ahiret hesabına bir mağaraya sığınma sebeplerinden biri; devrin baskıcı, bencil, ileri görüşlülükten yoksun ve şirke sıkı sıkıya bağlı anlayışıdır. Gittikleri yer itibarıyla düşünüldüğünde bu durum, onların Allah’a ibadet ve kullukta derinleşmeye, yeniden dirilmeye matuf bahar arayışlarının bir neticesi olarak görülebilir. Kaldı ki bu mağara (el-Kehf) gençlerce bilinen yerdir ve onların ara ara gelip kalp ve ruhlarını ötelere açtıkları mekandır (Ünal, 2022).

Ashab-ı Kehf, bir olan Allah’a iman etmiş, menfaat karşısında eğilmemiş, uluhiyete şirk tozu kondurmayan az sayıda gençlerden ibaretti. “Onlar Allah inancından uzaklaşıp putperestliğe saplanan toplumu terk ederek yaşadıkları şehirden ayrılıp bir mağaraya sığınan, hâlleriyle insanlara ahiret inancı ve ölümden sonra dirilme hususunda ibret olan yarım düzine genç müminlerdir. Sayıları kesin olmamakla beraber Kur’ân’ın onlardan “fitye” (cem-i kıllet) olarak zikretmesinden sayılarının 10 rakamından az olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü cem-i kılletin son hududu, dokuzdur” (Gülen, 2011).

This content is restricted. Please subscribe or log in to access full content.

Tüm içeriği görmek için lütfen giriş yapınız ya da abone olunuz.

Abone Ol

Bu yazıyı paylaş