Varlığın Dört Yüzü: Evvel-Âhir ve Zâhir-Bâtın

İnsan, varlık sahnesine çıktığı andan itibaren iki temel sınırla karşı karşıyadır: Zaman ve mekân. Ne kadar düşünürsek düşünelim ne kadar derinleşirsek derinleşelim, algımız hep bu iki eksen üzerinden şekillenir. “Ne zaman?” ve “Nerede?” soruları, insan idrakinin kaçamadığı iki temel sorudur. Tam bu noktada, Allah’ın (celle celâluhu) nâmütenâhî isimlerinden Evvel-Âhir ve Zâhir-Bâtın esmâsı, “bütün esmâyı ircâ edeceğimiz dört temel isim” [1] olarak, insanın zaman ve mekânla sınırlı oluşunu anlamlandıran anahtar kavramlar olarak karşımıza çıkar.

Evvel ve Âhir, insanın zaman algısını; Zâhir ve Bâtın ise mekân algısını belirler. Biz zamanı başı ve sonu olan bir akış olarak algılarız. Mekânı ise görünen ve görünmeyen boyutlarıyla okuruz. Aslında bu dört isim, insanın varlığı nasıl okuyacağını belirleyen temel koordinatları çizer.

This content is restricted. Please subscribe or log in to access full content.

Tüm içeriği görmek için lütfen giriş yapınız ya da abone olunuz.

Abone Ol

Bu yazıyı paylaş