İnsan kendini en çok diliyle inşa eder. Düşüncelerini, niyetlerini, sevgisini ve öfkesini kelimelerle dışa vurur. Bu sebeple dil, sıradan bir iletişim aracı değil; insanın iç dünyasının aynasıdır. Kişinin kalbinde ne varsa, zamanı geldiğinde diliyle ortaya dökülür. Güzel bir kalp, güzel bir dili; bozulmuş bir iç âlem ise sert, kırıcı ve hoyrat bir dili beraberinde getirir.
Konuşabilme kabiliyeti, Allah’ın insana lütfettiği en büyük nimetlerden biridir. İnsan bu nimet sayesinde hakikati savunur, merhameti yayar, adaleti hatırlatır. Aynı dil, yanlış kullanıldığında fitnenin, kırılmanın ve telafisi zor yaraların da kaynağı hâline gelir. Bu yüzden dil, masum bir araç değil; ağır bir emanet ve ciddi bir imtihandır.
Tüm içeriği görmek için lütfen giriş yapınız ya da abone olunuz.
Abone Ol