Gökyüzündeki Laboratuvar

Yeryüzünde her bir devlet din, dil, ırk, kültür, coğrafî şartlar ve tarihî süreçler gibi faktörlere göre sınırlarını çizer. Bu devletler yeryüzüne tespih taneleri gibi dağılmıştır. Karasında insanlığın ayrıldığı bu dünyanın semasında ise devletler birleşmiştir. Bu birleşme noktası Uluslararası Uzay İstasyonu (UUİ) olarak adlandırılır.

1984’te Amerika’nın ortaya attığı fikir, 1998’de Rusya, Japonya, Avrupa ve Kanada’nın da katılımıyla gerçekleşmiştir. UUİ, insanlığın bugüne kadarki en büyük ve en uzun ömürlü uzay istasyonudur. Yerden 400 km yükseklikte bulunan istasyon, bir dakikada yaklaşık 460 km hızla hareket eder. Dünyadan çıplak gözle görülebilen bu istasyon, yerkürenin etrafında günde yaklaşık 16 tur atmaktadır.

UUİ, Allah’ın varlığına ve isimlerine işaret eden fizik, kimya, biyoloji ve astronomi gibi bilimler için düşük yerçekimi ortamı sağlayan bir laboratuvar ve gözlemevi görevi görür; aynı zamanda bugünün çocuklarını yarının liderleri ve uzay kaşifleri olarak yetiştirir.

Bu laboratuvarda elde edilen keşifler sağlık, sosyoekonomik ve çevre ile ilgili alanlarda ilerlemelere katkı sağlar. Bu teknolojiler, insanın aklının ve merakının, Allah’ın kâinata yerleştirdiği sırları çözme gayretinin birer yansımasıdır. İnsanoğlunun siyasî hedeflerini bir kenara koyarak farklılıklarını insanlığa hizmet için birleştirmesi önemlidir. Sadece teknolojik bir başarı olmayan UUİ aynı zamanda insanî bir başarı olarak tanımlanır. Bugün itibarıyla yaklaşık 110 milyar dolarlık maliyetle yürütülen bu dev proje, kuruluşundan bu yana 26 farklı ülkeden 280’i aşkın astronotun ziyaretine ev sahipliği yapmıştır.

Allah (celle celâluhu) Kur’ân-ı Kerîm’de, göklerin ve yerin yaratılışında pek çok hikmetin gizli olduğunu bildirir. İnsanoğlunun göğe yönelen bu arayışı, aslında Kur’an’ın asırlardır hatırlattığı bir hakikatin yansımasıdır. “Onlar ki Allah’ı gâh ayakta divan durarak, gâh oturarak, gâh yanları üzere zikreder, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler ve derler ki: “Ey Yüce Rabbimiz! Sen bunları gayesiz, boşuna yaratmadın. Seni bu gibi noksanlardan tenzih ederiz. Sen bizi o ateş azabından koru!” (Âl-i İmrân, 3/191)

 

Kaynaklar

  1. (t.y.). International Space Station. https://www.nasa.gov/international-space-station/ Erişim tarihi: 25 Ekim 2025.
  2. Yıldırım, S. (2013). Kur’ân-ı Hakîm ve Açıklamalı Meali. İstanbul: Define Yayınları, s. 74.

Bu yazıyı paylaş