
Kalemin Adalete Hizmeti
Bir savunma metni, bir edebiyat eseri, bir tarih belgesi…İnsan, soyut olanı kavramak için dile sığınır. Çünkü dil, yalnızca bilgi aktaran bir araç değil, hakikati insan

Bir savunma metni, bir edebiyat eseri, bir tarih belgesi…İnsan, soyut olanı kavramak için dile sığınır. Çünkü dil, yalnızca bilgi aktaran bir araç değil, hakikati insan

Şu zulmet denizinde ilimlerinin ışığıyla yol gösteren deniz feneri-misal kılavuzların varlığı ne büyük nimettir. Hele onlar kandillerinin ışığını Asr-ı Saadet’ten alıyorlarsa… Sonsuz Nur’un asırlar ihtiyarladıkça

Amerika’da Hocamın kabrini ziyaret ettim. Çiçeklerle dokunmuş toprağının başında sessizce durdum. Bir seher vaktiydi ve kuşlar zikre durmuşlardı; her kanat çırpışları semadan süzülen bir duaydı

Emile Zola, Dreyfus davasında dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Félix Faure’a hitaben 13 Ocak 1898’de “Suçluyorum” başlığı ile bir yazı yayımlar. Dünya hukuk ve edebiyat tarihinde önemli bir

Kur’ân’da, “Biz her ümmete bir kurban ibadeti belirledik ki, kendilerine rızık olarak verdiğimiz hayvanları kurban ederken üzerlerine Allah’ın adını ansınlar. Şunu iyi bilin ki, sizin

Hicretin ilk günlerinde Efendimizin (sallallâhu aleyhi ve sellem) huzuruna henüz 11 yaşında olan bir çocuk getirildi. Babası, Medine’yi kasıp kavuran Buas harplerinde vefat etmiş ve

Ülkelerin tarihinde sessiz bir çığlık gibi günler vardır. Toplumun cinnet geçirip akıl sağlığını yitirdiği günler… Hazreti İsa’ya (aleyhisselâm) bedel işlemediği suç kalmamış olan şaki Barabbas’ı

“Bir ülkede adalet olmayınca kraliyetler büyük bir soyguncu çetesine dönüşür.”[1] Aziz Augustinus (354–430). Türkiye’deki bir hapishanede çıkan isyanda çete kurmak ve yönetmekten ceza almış olan

İlk ve en önemli görevi, vatandaşlarının güvenliğini sağlamak olan devlet, hukuku ayaklar altına alıp adaleti, kendi kılıcı ile katledince tam bir suç aygıtına dönüşür ve

Hicretten sekiz yıl sonra, Mekke fethedilmiş ve putperestliğin merkezi olan mübarek belde temizlenerek yeniden tevhidin merkezi hâline getirilmişti. Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), Mekke’nin fethinde

Asırlar başkalaştıkça insanların ve toplumların problemleri de çeşitlenerek çoğalıyor. Modern Çağ, bir taraftan imkânları çoğaltıp günlük hayatı kolaylaştırırken diğer yandan kendine has sıkıntılar üretmiştir. Modern

Yargının siyasileşmesi adaletin giyotini gibidir. Mer’i kanunlara göre değil de iktidardaki siyasî kliğin istekleri doğrultusunda karar veren mahkemeler, verdikleri her kararla ülkenin kefenine bir ilmek