Hiç durulmayan bir hayatın içinde yer alıyoruz. En sakin anımız uyuduğumuz vakit olsa da uykuya dalmadan önceki son dakikalarda bile zihnimizden geçen senaryoları tekrar tekrar yaşar, sürekli düşünce hâlinde olur ve aklımızı kurcalayan her şeye takılırız. Hatta bazen bu düşünceleri susturmak için saatlerce kendimizi telefonla oyalayıp hayatımızı erteleriz.
Bu durum insana bir yerden sonra gayet normal gelmeye başlar. Evet, düşünme hâli gayet normaldir fakat fazlası insan beynini oldukça yorar ve ardından düşüncelerimiz duygularımızı yönetmeye başlar. Daha bitkin, daha yorgun hissederiz. Bazen içimize kapanır, evden çıkmamak, insanlarla görüşmemek isteriz çünkü duygusal bağışıklığımız oldukça bitkin bir hâl alır. Bundan dolayı dış etkenlerden olması gerektiğinden daha fazla etkileniriz, bütün duygu ve düşüncelerimiz âdeta kontrolümüzden çıkmış olur.
Tüm içeriği görmek için lütfen giriş yapınız ya da abone olunuz.
Abone Ol