Türkçede içki, Arapçada hamr ve müskir kelimeleri, içildiği zaman azı veya çoğu sarhoşluk veren içecekler için kullanılmaktadır. İslâm dini, Kur’an’da (Mâide, 5/90-91) bütün sarhoşluk veren içkileri haram kılmış, içmeyi yasaklamıştır. İnsanın anatomisini ve fizyolojisini en iyi bilen muhakkak onu Yaratan’dır (celle celâluhu). Bu vücut makinesini ve ona neyin zarar verip vermeyeceğini en iyi O bildiği için, maddî ve mânevî olarak zararlı olan birçok yiyecek, içecek ve davranış haram kılınmıştır. İnsanın dünya ve âhiret hayatı adına çok önemli düsturlar ihtiva eden bu âyetlerde, Allah yolundan uzaklaşan insanlığın, alkol, uyuşturucu, kumar, şans ve kısmet oyunları gibi modern afetlerden uzak durmasını ve bunların, ferdî ve içtimaî çapta sebep oldukları düşmanlık, kin, nefret, cinayetler gibi neticelerini nazara vermektedir. Âyet-i kerîme, içki yasağının hikmetini özlü ve açık olarak ifade ederken modern tıp araştırmaları da içkinin insan sağlığına verdiği zarar üzerinde ittifak hâlindedir. Ayrıca kriminal istatistiklerin yanı sıra, insan hayatı ve ekonomik kayba yol açan trafik kazaları, alkol ile ilişkili iktisadî, sosyal ve ahlâkî zararların açık delilleridir. İslâm ulemâsının büyük ekseriyetine göre azı veya çoğu sarhoşluk veren her içki âyette geçen “hamr” mefhûmuna dâhildir ve haramdır.
Hastalık veya Ölüme Çıkan Yolun Başlangıcı Alkol
Alkollü içeceklerin ana maddesi olan etil alkol, bağımlılığa sebep olabilen psikoaktif ve toksik bir maddedir. Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre dünya çapında, 2019 yılında alkol tüketiminden yaklaşık 2,6 milyon ölüm meydana gelmiş; 1,6 milyon ölüm bulaşıcı olmayan hastalıklardan, 700.000 ölüm yaralanmalardan, 300.000 ölüm ise bulaşıcı hastalıklardan kaynaklanmıştır. Alkol kaynaklı ölüm oranı, 2019 yılında erkekler arasında 2 milyon ölümle en yüksek seviyede iken, kadınlarda 600.000 olarak kaydedilmiştir. Alkol tüketiminin 200’den fazla hastalık, yaralanma ve diğer sağlık durumlarında doğrudan veya dolaylı bir rol oynadığı bulunmuş olsa da bu hususa dair mevcut ilmî deliller yalnızca 31 sağlık durumu için ölçülebilir veriler sağlamaktadır. Alkol içmek, başta karaciğer sirozu, kalb hastalıkları ve farklı kanser türlerinin yanı sıra depresyon, anksiyete ve alkol bağımlılığı gibi ruh sağlığı ve davranış bozuklukları geliştirme riskleriyle ilişkilidir. Yine DSÖ verilerine göre, 2019’da kardiyovasküler hastalıklardan kaynaklanan tahmini 474.000 ölüm alkol tüketiminden kaynaklanmıştır.1
Zarar Veren İçecek Değil, Alkoldür
Alkol kaynaklı hastalık yükünün önemli bir kısmı, trafik kazaları gibi yaralanmalardan kaynaklanır. 2019 yılında, alkol kaynaklı trafik kazalarından kaynaklanan toplam 298.000 ölümün, yarıdan fazlası başkasının içki içmesinden kaynaklanmıştır. Kasıtlı veya kasıtsız diğer yaralanmalar arasında düşme, boğulma, yanık, cinsel taciz, eş ve çocuğa şiddet ve intihar yer alır. Aslında alkol tüketimi ve bağımlılığının, sağlık üzerinde kısa ve uzun vadeli zararlı tesirleri tıp ve sağlık bilimlerini meşgul eden problemlerin başında gelmektedir. Son araştırmalar aşırı alkol tüketiminin, zihnî fonksiyonlarda ciddi gerilemelere sebep olduğunu, daha fazla alkol tüketen fertlerin beyinlerinin gri ve beyaz cevherlerinde azalma olduğunu göstermektedir.2 Hamilelikte alkol tüketimi, düşük, erken ve ölü doğum gibi komplikasyonların yanı sıra gelişim ve doğum kusurlarıyla ilişkili olan fetal alkol sendromu riskini artırmaktadır.3
Zarar Verme Riski İlk Yudum ile Başlar
Bu kadar zararlı olmasına rağmen alkol tüketiminin Avrupa ve ABD başta olmak üzere dünya çapında yaygın olması, dinin haram kıldığı veya idarî olarak yasaklandığı Müslüman toplumlarda da artış gösteriyor olması düşündürücüdür. Bu elbette, insanoğlunun heva ve nefsine aldanmaya, şeytana uymaya meylini gösteriyor. O meyil ona, az içme veya sarhoş olmama gibi mazeretlere sığınma tavizi istetiyor. Ama ilmî gerçekler o kapıyı da kapatıyor, zira yeni araştırmalar, az da olsa herhangi bir alkolün insan vücuduna zarar verebileceğini gösteriyor. Karşıt görüş, “İçiyoruz, çünkü bilinen risklere rağmen yapmak istiyoruz.” diyerek iradesiyle sağlığına zarar vermeyi tercih edebilir. Ama unutulmamalı ki daha önce bazı bilim adamları ve halk sağlığı uzmanları biraz alkolün kardiyovasküler hastalıklara karşı koruyabileceğini savunuyor; günde bir adet içki, çoğu halk sağlığı kılavuzunda güvenli bir şekilde yer alıyordu. 2022 yılında Dünya Kalb Federasyonu alkolün insanları korumadığını belirtmiş, az miktarda alkolün de tehlikeli olduğunu DSÖ, 2023’te bir rapor olarak yayımlamıştır.1,4 Aslında mesaj açıktır: Zarar verme riski ilk damla ile başlar.
Kanada ve Amerika’da halk sağlığı kılavuzlarında değişikliklere gidilerek artık alkol tüketilmemesi tavsiye edilmektedir. DSÖ Avrupa Bölge Ofisinde bulaşıcı olmayan hastalıkların yönetimi birim lideri, alkol ve yasadışı uyuşturucular için bölgesel danışman Dr. Carina Ferreira-Borges, bu durumu “Sözde güvenli bir alkol kullanım seviyesinden bahsedemeyiz. Ne kadar içtiğinizin bir önemi yok – içen kişinin sağlığına yönelik risk, herhangi bir alkollü içeceğin ilk damlasından itibaren başlar. Kesin olarak söyleyebileceğimiz tek şey, ne kadar çok içerseniz o kadar zararlı olduğudur – veya başka bir deyişle, ne kadar az içerseniz o kadar güvenlidir.” şeklinde açıklıyor.5
Kimyevî Bir Kanserojen – Alkol
Kanser oluşumuna sebep olan alkol; toksik, psikoaktif ve bağımlılığa yol açan bir madde olduğu gibi, Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı tarafından “Grup 1 kanserojen” sınıfına alınarak, asbest, radyasyon ve tütünle birlikte en yüksek risk grubuna yükselmiştir. Alkol tüketimi karaciğer, meme, özofagus ve kolon kanseri dâhil olmak üzere çeşitli kanserlerin riskini artırır. 2019’da, küresel olarak teşhis edilen kanserlerin %4,4’ü ve 401.000 kanser ölümü, alkol tüketimine atfedilmiştir.1 Alkol, bağırsak kanseri ve kadınlarda meme kanseri gibi en yaygın kanser türleri de dâhil olmak üzere, en az yedi kanser türüne neden olur. Mevcut veriler, alkolün kanserojen etkilerinin insan vücudunda kendini göstermeye başladığı belirli bir eşiğin varlığını göstermediğinden, kanser ve sağlık için güvenli bir alkol tüketim miktarı da belirlenemez. Düşük maliyetli içki tüketilmesine bağlı zehirlenme ve ölümlere sebebiyet veren, daha toksik “metil alkol” gibi, etil alkol de vücutta metabolize olup parçalandıkça biyolojik mekanizmalar yoluyla kansere sebep olur, bu da içinde alkol olan herhangi bir içeceğin, fiyatı ve kalitesi ne olursa olsun, kanser geliştirme riski taşıdığı anlamına gelir. Bu risk, alkol tüketildikçe önemli ölçüde artar. Son veriler, Avrupa Bölgesi’ndeki bütün alkol kaynaklı kanserlerin yarısının “hafif” ve “orta” alkol tüketiminden kaynaklandığını göstermektedir.6
Alkol ve Baş Ağrısı
Alkolün zararlarını ve kullanılmaması gerektiğini gösteren bir başka sebep, baş ağrılarına sebep olmasıdır. Alkol, içildikten sonraki birkaç saat içinde asetaldehit ve asetata dönüşür. Bu ara ürünler bulantı, terleme ve hızlı nabız atışına yol açarken, alkol ve yan ürünleri bağışıklık sistemini uyararak sinir sisteminde iltihaba sebep olmaktadır. Bu inflamasyon, kan şekerinin düşmesi ve uykusuzlukla birleşerek baş ağrısına, hâlsizlik ve kötü ruh hâline yol açar. Alkol, migren baş ağrıları için de bir tetikleyici olup, bazı insanlarda az miktarı bile migren atağını tetikleyebilir. Alkol veya metabolitleri -anında oluşan baş ağrıları, veya- gecikmeli baş ağrıları şeklinde; iki tür migren baş ağrısına sebep olur. Migreni olan kişilerde gecikmeli baş ağrıları daha sık görülmekte olup, bu kişilerin yaklaşık üçte birinin (%33) alkole hassas olduğu tespit edilmiştir.7 Alkol ayrıca aşırı idrara çıkmadan dolayı böbreklerin daha fazla sıvı atmasına, tuz ve mineral kaybına sebep olabilir ki bu durum alkol kaynaklı baş ağrılarının ardındaki bir sebebinin de susuzluk (dehidratasyon) olduğunu akla getirmektedir. Alkolün migren ve diğer baş ağrılarını tetikleme mekanizması belirsizliğini korusa da beyin hücrelerini etkileme şekliyle ilişkili olması veya histamin, serotonin ve sülfitler gibi metabolik ürünler tarafından tetiklenmesi muhtemeldir.7,8
Netice olarak, İslam’ın alkol konusundaki yasağının önemi, bu son araştırmalarla bir kez daha anlaşılmaktadır. İnsanı ve dünyevî ihtiyaçlarını yaratan Allah (celle celâluhu) yine Kur’ân-ı Kerîm’de (Vâkıa, 56/18-19) “Cennetşarabından doldurulmuş testiler, sürahiler ve kadehlerle; -bu şaraptan ötürü ne baş ağrısı çekerler ne de sarhoş olurlar.-” âyetleri ile koymuş olduğu yasakla alkolden sakınarak hem sağlığımızı korumayı hem de ücretini misliyle almayı müjdelemektedir.9 Alkolün metabolik atıkları burada zararlı etkilerinde önemli rol oynarken, cennette lüzumsuz, kışırlı ve fuzulî maddeler olmadığından ehl-i cennetin yeme ve içmesinden sonra kazuratı olmadığını, hadîs-i şerif beyan ediyor. Madem şu süflî dünyada, en basit hayat sahibi olan ağaçlar, çok gıda aldıkları hâlde zararlı atık bırakmıyorlar. En yüksek hayat tabakasında olan cennet ehli, neden kirli atıksız olmasın? Evet, cennet bütün manevî lezzetlere medar olduğu gibi bütün bedenî lezzetlere de medardır.
Kaynaklar
- World Health Organization (WHO) Alcohol. https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/alcohol 28 June 2024.
- Yılmaz İ. “Alkol Tüketimi Beyni Küçültüyor” Çağlayan; Sayı 70, Ocak 2023.
- Yılmaz İ. “Alkol ve Babaların Günahı” Çağlayan; Sayı 87, Haziran 2024.
- Anderson B. O, et al. Health and cancer risks associated with low levels of alcohol consumption. Lancet Public Health. 2023; 8(1): e6-e7.
- Denworth L. Even moderate drinking has risks: Now research shows even a little wine is not benign. But risky enough for abstinence? Sci Am. 2023; 329(3): 53.
- World Health Organization (WHO) No level of alcohol consumption is safe for our health. https://www.who.int/europe/news/item/04-01-2023-no-level-of-alcohol-consumption-is-safe-for-our-health 4 January 2023.
- Panconesi A. Alcohol-induced headaches: Evidence for a central mechanism? J Neurosci Rural Pract. 2016; 7: 269-75.
- Onderwater GLJ, et al. Alcoholic beverages as trigger factor and the effect on alcohol consumption behavior in patients with migraine. Eur J Neurol. 2019; 26: 588-95.
- Ünal A. Allah Kelâmı Kur’ân-ı Kerîm ve Açıklamalı Meali, Süreyya Yayınları, 2024.