Tükenmez baharı hiçe sığdırdık Çileyi bal ettik bir gül hatrına Gözden kan akardı içe yağdırdık Dilleri lâl ettik gönül hatrına Yurt yuvalar dardı gaybubet gördük
Gülün yaprağında bir derin yırtık Kapanır mı söyle har düştü bugün Aşina sancılar depreşir artık Umudun dağına kar düştü bugün Köz kondu yarama bir dost
Aşkını anlatmak ne zor sevgili Bir “kardeş” demene tav oldum gitti Elifti evvelden, nun ettim dili Eğilip rükûda vav oldum gitti Söz kifayet etmez, hep
Başka dil konuşmazdım vuslatın dili olsaydı Susmazdım seher bülbülleri gibi Sen yılkı kısraklarını bilir misin Süreyya? Onlar sadece koşmayı bilir Yeleleri alevden al kısraklar şimdi
Adın güzel, Sense adından güzel Gönüllere şifa ay yüzün vardı. Saçların geceden uzun ve kara Ölüler dirilten can sözün vardı. Yetimliğin yaktı yıllarca içim Çöllerinde